Dicle TV | Politika | Öcalan: "Davul Boynumda ve Her Gelen Vuruyor"

Öcalan: "Davul Boynumda ve Her Gelen Vuruyor"

Gazeteci Ruşen Çakır’ın aktardığı bilgilere göre Abdullah Öcalan, çözüm sürecindeki rolünü, bölgesel tehditleri ve hukuki statü beklentisini dile getirdi.

Gazeteci Ruşen Çakır’ın aktardığı bilgilere göre Abdullah Öcalan, çözüm sürecindeki rolünü, bölgesel tehditleri ve hukuki statü beklentisini dile getirdi.

Öcalan: "Davul Boynumda ve Her Gelen Vuruyor"

Medyascope yayın yönetmeni Ruşen Çakır, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevi’nde gerçekleştirdiği görüşmelere dair çarpıcı detayları kaleme aldı. Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilere dayandırılan yazıda Öcalan, Orta Doğu’daki sıcak çatışma bölgeleri, Türkiye’deki iç siyaset dengeleri ve kendisinin müzakere sürecindeki konumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Özellikle çözüm sürecinin önündeki engellere ve bölgesel savaş risklerine dikkat çeken Öcalan, mevcut durumunu "davul boynumda ve her gelen vuruyor" sözleriyle nitelendirerek, üzerindeki baskı ve kakofoniye işaret etti. Öcalan’ın açıklamalarında Suriye’deki gelişmelerden MHP lideri Devlet Bahçeli’nin tutumuna kadar geniş bir yelpazede stratejik uyarılar yer aldı.

Ruşen Çakır

Suriye’de "Gazze" Uyarısı ve Özal Vurgusu

Öcalan, Suriye’nin kuzeyindeki (Rojava) gelişmeleri değerlendirirken, bölgenin büyük bir felaketin eşiğinden döndüğünü savundu. Halep ve çevresinde yaşanan gerilimlerin Kürtleri yalnızlaştırarak "Gazze benzeri" bir yıkıma sürükleyebileceğini belirten Öcalan, bu süreçte Mazlum Abdi’ye (Şahin) mektup yazarak daha büyük bir savaşın önüne geçilmesini sağladığını ifade etti. Kandil’in bu tutumdan rahatsızlık duyabileceğini ancak alınan inisiyatifin stratejik bir gereklilik olduğunu savunan Öcalan, çözüm arayışlarını merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal döneminde başlattığını hatırlattı. Özal’ı "şehit" olarak nitelendiren Öcalan, süreci onun anısına sonuca ulaştırma sözü verdiğini dile getirdi.

"İran ve Irak Krizi 500 Bin Kürt’ü Silah Altına Alabilir"

Geleceğe dair öngörülerini paylaşan Öcalan, çözüm sürecinin başarısız olması durumunda bölgenin büyük bir yıkıma uğrayacağı uyarısında bulundu. 2012 yılındaki uyarılarının Rojava’da doğrulandığını ifade eden Öcalan, mevcut kriz ortamında İran ve Irak merkezli gelişmelerin 500 bin Kürt’ün silah altına alınmasına yol açabileceğini iddia etti. Bu gücün Türkiye’ye yönlendirilme riskine dikkat çeken Öcalan, durumun bir tehdit değil, olası bir gelişmeye dair uyarı olduğunu vurguladı. Öcalan, Türkiye’nin bu çözümün öncülüğünü yaparak bölgedeki "Kürt sopası" siyasetini diğer güçlerin elinden alması gerektiğini savundu.

Bahçeli’nin Çıkışı ve Siyasi Statü Talebi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki tutumunu "inanılır gibi değil" sözleriyle yorumlayan Öcalan, Bahçeli’yi Türkiye’nin en cesur siyasetçisi olarak nitelendirdi. Muhalefetin yaklaşımını eleştiren Öcalan, kendi hukuki ve siyasi statüsünün netleşmesi gerektiğini belirtti. Bulunduğu koşulları "ne hapishane ne ev" diyerek tanımlayan Öcalan, ruhen bu belirsiz statüyle yaşayamayacağını ve demokratik siyasetin yasallaşması gerektiğini ifade etti. Meclis’e gelme gibi bir hedeflerinin olmadığını ancak sürekli siyaset yapma haklarının korunması gerektiğini belirten Öcalan, yasanın olduğu yerde silahın olmayacağı bir "anayasal tanınma" sürecine ulaşılması gerektiğini vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız