Eskişehir’den haklarını talep etmek amacıyla Ankara’ya yürüyen ancak talepleri karşılanmadığı için Kurtuluş Parkı’nda açlık grevine başlayan Doruk Madencilik işçileri, siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, beraberindeki milletvekilleri ve parti yöneticileriyle birlikte işçilere dayanışma ziyaretinde bulundu. Ziyaret sırasında işçilerin yaşadığı mağduriyetleri ve maruz kaldıkları kolluk müdahalesini yerinde dinleyen Hatimoğulları, maden işçilerinin haklı taleplerinin sonuna kadar arkasında olduklarını vurguladı. Açıklamalarda, işçilerin sadece ücretlerini istedikleri için suçlu muamelesi görmesinin kabul edilemez olduğu ve bu durumun Türkiye’deki adaletsizliğin somut bir göstergesi olduğu belirtildi.
Ankara’da Abluka ve Açlık Grevi Süreci

Dayanışma ziyareti sırasında ilk sözü alan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, Eskişehir’den Ankara’ya uzanan zorlu süreci ve başkentte karşılaştıkları engellemeleri aktardı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne gitmek istediklerini ancak emniyet güçleri tarafından dar bir alana sıkıştırıldıklarını belirten Çakır, işçilerin araçlarla ve barikatlarla kuşatıldığını söyledi. İşçilerin ağır doğa koşullarına ve açlığa rağmen geri adım atmadığını ifade eden Çakır, meselenin çözümü için tüm siyasi partilere sorumluluk alma çağrısında bulundu. Madenlerde 22 yıl çalışmış bir emekçi olarak yaşananları "yönetenlerin ayıbı" olarak niteleyen Çakır, işçilerin haklarını almadan Ankara’yı terk etmeyeceklerini, bu uğurda hapis veya ölüm riskini bile göze aldıklarını dile getirdi.
Çakır, özellikle eylem alanında bulunan işçi çocuklarının durumuna dikkat çekerek, bu çocukların babalarının alın terinin karşılığını beklediğini söyledi. Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten kadroların bu insani tablo karşısında çözüm üretmek yerine güvenlikçi politikaları devreye sokmasını eleştiren Sendika Başkanı, işçi ailelerinin daha fazla mağdur edilmemesi gerektiğini vurguladı.
"İşçiler Sanık Değil, Hak Arayan Emekçilerdir"

Tülay Hatimoğulları ise yaptığı açıklamada, maden işçilerinin yerin yüzlerce metre altında en ağır koşullarda çalışarak toplumun enerji ihtiyacını karşıladığını hatırlattı. İşçilerin sadece evlerine ekmek götürmek ve çocuklarının geleceğini kurmak için ücretlerini talep ettiklerini belirten Hatimoğulları, yetkililerin sorunu çözmek yerine kolluk kuvvetlerini devreye sokmasını sert bir dille eleştirdi. Ankara kapılarına dayanan işçilerin yaka paça gözaltına alınmasının insani ve hukuki bir dayanağı olmadığını söyleyen Eş Genel Başkan, "İşçiler sanık değildir. Maaşını istemek suç değildir; onlara suçlu muamelesi yapmak adaletsizliğin ta kendisidir" dedi.
Hatimoğulları, iktidarın bu süreçteki tutumunun sınıfsal bir tercih olduğunu savunarak, hükümetin işçinin, emekçinin ve yoksulun değil; sadece belirli sermaye gruplarının haklarını koruduğunu öne sürdü. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nın kutlandığı bir günde, işçi çocuklarının kutlamalarda değil, babalarıyla birlikte direniş alanlarında ekmek ve okul hakkı için beklemek zorunda kaldığını ifade etti. DEM Parti olarak parlamentoda ve meydanlarda işçilerin sesi olmaya devam edeceklerini belirten Hatimoğulları, Doruk Maden işçilerinin direnişi zaferle sonuçlanana kadar dayanışmayı sürdüreceklerini kaydederek sözlerini tamamladı.