Maraş ve Siverek’te okullara yönelik gerçekleştirilen, can kayıplarına yol açan saldırıların ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Milli Eğitim Bakanlığı önünde "Yaşam Nöbeti" başlattı. Nöbetin 17 Nisan 2026 tarihindeki ayağını ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, eğitim emekçileriyle bir araya gelerek sürece dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakırhan, şiddetin sistematik bir hal aldığını belirterek, yaşananları "münferit olaylar" olarak niteleyen yaklaşımları eleştirdi ve kamu otoritesini sorumluluk almaya davet etti.
"Siyasetin Ayrıştırıcı Dili ve Sınırsız Silahlanma Şiddeti Besliyor"
Eğitim Bakanlığı önünde yaptığı konuşmada şiddetin toplumsal yaşamın her alanına sirayet ettiğini belirten Tuncer Bakırhan, sokakların ve okulların güvensiz hale gelmesinin tesadüf olmadığını savundu. Bakırhan, "Bunlar münferit değil, burada kamu iradesinin bir ihlali olduğu kesin" diyerek, yıllardır sürdürülen kutuplaştırıcı siyaset dilinin ve kontrolsüz bireysel silahlanmanın bu saldırılara zemin hazırladığını ifade etti. Siyasetin ayrımcı bir noktada durmasının toplumdaki şiddet sarmalını büyüttüğüne dikkat çeken Bakırhan, hükümetin bu konuda derin bir özeleştiri yapması gerektiğini vurguladı.

Okulların en güvenli yerler olması gerekirken artık ailelerin çocuklarını gönderirken tereddüt yaşadığını belirten Bakırhan, sosyal medyadaki bir velinin "Peki ne yapalım?" sorusunu hatırlatarak şunları söyledi: "Sayın Bakan, sayın yönetenler; okulların güvenliğinin sorumluları kimlerdir? Bu sadece bir güvenlik meselesi değil, sistematik bir durumdur. İnsanların adaleti yönetimden değil, mafya baronlarından beklediği bir süreçteyiz maalesef."
"İdoller Değişti: Çeteler ve Mafya Babaları Sunuluyor"
Bakırhan, konuşmasında toplumsal değerlerdeki erozyona ve medyanın bu süreçteki rolüne de değindi. Geçmişte devrimci figürlerin toplumsal idoller olduğunu hatırlatan Bakırhan, günümüzde televizyon dizileri ve programlar aracılığıyla çete liderlerinin ve mafya figürlerinin gençlere örnek olarak sunulmasını eleştirdi. Çocukların bu tür içeriklerle şiddet kültürüne aşina hale getirildiğini belirten Eş Genel Başkan, "Bunun zemini oluşturuldu. İnsanların değerlerden uzaklaştığı bir süreçten geçiyoruz" dedi.
Eğitim Sen’in nöbet eyleminin önemine dikkat çeken Bakırhan, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı:
Siyasetin ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dilinden acilen vazgeçilmeli.
Sınırsız ve kontrolsüz silahlanma meselesine köklü çözümler bulunmalı.
Okullar, özgür, demokratik ve güvenli eğitim-öğretim alanlarına dönüştürülmeli.
Yaşam hakkı için nöbet tutan eğitim emekçilerinin taleplerine kulak verilmeli.

Ortak Mücadele ve Dayanışma Vurgusu
Dünyanın hiçbir yerinde öğretmenlerin yaşam güvenliği için nöbet tutmak zorunda kalmadığını ifade eden Bakırhan, bu karanlık tablonun ancak dayanışma ve ortak mücadele ile aşılabileceğini belirtti. Eğitim emekçilerinin her zaman toplumsal saldırılar karşısında dik bir duruş sergilediğini söyleyen Bakırhan, "Bundan sonra da hep birlikte bu saldırılara, katliamlara ve savaş politikalarına karşı; öğrencilerin özgür eğitim hakkı için mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz" diyerek konuşmasını tamamladı.