Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden altı yıl geçmesine rağmen dosyadaki karanlık noktalar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Son olarak, Doku’nun kaybolmadan kısa bir süre önce hastaneye gittiğine dair kayıtların dijital ortamdan silindiği iddiaları somutlaştı. Sağlık Bakanlığı, Tunceli Devlet Hastanesi’nin veri tabanında gerçekleşen bu şüpheli işlemle ilgili müfettiş görevlendirerek geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Bu gelişme, davanın seyrini "delil karartma" ve "kurumsal ihmal" eksenine taşıdı.
Bilişim Raporu: "Kayıtlar Kasten Silinmiş"
Soruşturma kapsamında hastanenin veri tabanını inceleyen bilişim firması, savcılığa sunduğu teknik raporda çarpıcı bulgulara yer verdi. Raporda, Gülistan Doku’nun 31 Aralık günü saat 09:09’da Tunceli Devlet Hastanesi’ne giriş yaptığına dair veriler tespit edilmesine rağmen, o güne ait tüm sistem log (kayıt) verilerinin yerinde olmadığı saptandı.

Teknik uzmanların hazırladığı raporda şu ifadeler dikkat çekti:
“Sistem loglarının bulunmaması olağan bir durum olarak değerlendirilememekte; ilgili güne ait log kayıtlarının kasten ve yetkisiz teknik bir müdahale ile silindiği anlaşılmaktadır.”
Bu tespit, o dönem hastane yönetiminin "Gülistan Doku hastanemize hiç başvurmamıştır" şeklindeki resmi açıklamalarıyla doğrudan çelişiyor. Savcılık, silme işleminin kimler tarafından ve hangi talimatla yapıldığını belirlemek üzere dijital izleri takibe aldı.
Delil Karartma Şüphesi ve İdari Soruşturma
Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan soruşturma, sadece teknik personeli değil, o dönem görev yapan idari kadroları da kapsıyor. Gülistan Doku dosyasında daha önce eski Vali Tuncay Sonel’in talimatıyla mesajlaşma kayıtlarının silindiğine dair iddiaların gündeme gelmesinin ardından, hastane kayıtlarının da silinmiş olması, "organize bir delil karartma" şüphesini güçlendirdi.
Özellikle 31 Aralık tarihinin, Doku’nun kaybolmasından sadece beş gün öncesine denk gelmesi, hastane ziyareti sırasında kimlerle görüştüğü veya hangi tıbbi işlemi yaptırdığı bilgisini kritik hale getiriyor. Log kayıtlarının yok edilmesi, bu ziyarete dair tanıklıkların ve kamera kayıtlarının da sistematik olarak saklanmış olabileceği ihtimalini doğuruyor. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin hazırlayacağı raporun, adli soruşturmaya yeni şüpheliler ekleyebileceği öngörülüyor.