Varto’ya bağlı Güzelkent (Xwarik) köyü merkezli planlanan ve bir Amerikan şirketinin öncülüğünde yürütülen jeotermal enerji santrali projesi, bölge halkının sert tepkisiyle karşılaştı. Muş Valiliği ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu onaylarının ardından şirketin sondaj çalışmaları için harekete geçmesi üzerine, Varto halkı geniş kapsamlı bir miting organize etti. 24 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen mitinge; ekoloji örgütleri, sivil toplum kuruluşları, DEM Parti, CHP ve EMEP milletvekilleri ile çevre illerden gelen çok sayıda aktivist katıldı. Mitingde yapılan konuşmalarda, JES projesinin sadece tek bir köyü değil, bölgedeki 16 köyün ekosistemini, tarım alanlarını ve su kaynaklarını geri dönülmez biçimde tahrip edeceği vurgulandı.

Akbelen’den Varto’ya Direniş Köprüsü
Mitingin en duygusal anlarından biri, Akbelen’deki ağaç kesimine karşı yürüttüğü mücadele nedeniyle tutuklu bulunan Esra Işık’ın cezaevinden gönderdiği mektubun okunması oldu. İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nden Varto halkına seslenen Işık, mektubunda topraklarını korumak için tek yürek olan halkın mücadelesinin her türlü baskıdan daha güçlü olduğunu ifade etti. Işık’ın "Eğilmeden, bükülmeden yolumuza devam" mesajı, alandaki binlerce kişi tarafından büyük alkış aldı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar da kürsüden yaptığı konuşmada, projenin "insansızlaştırma" politikasının bir parçası olduğunu savundu. Varto’nun (Gimgim) direnişin memleketi olduğunu belirten Uçar, Amerika menşeli şirketin doğayı talan etmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. EMEP Milletvekili Sevda Karaca ise Varto’nun artık sadece bir ilçe adı değil, gözü doymaz enerji şirketlerine karşı yürütülen küresel bir direnişin sembolü haline geldiğini dile getirdi.

Ekolojik Paradigma ve Demokratik Toplum Vurgusu
Mitingde söz alan DEM Parti milletvekilleri Sırrı Sakık, Sümeyye Boz ve Ayten Kordu, ekolojik yıkımın siyasi ve toplumsal baskılardan bağımsız düşünülemeyeceğini belirttiler. Sırrı Sakık, halkın birliğinin sermaye karşısında mutlaka geri adım attıracağını ifade ederken; Sümeyye Boz, ekolojiyi savunmanın barışı ve özgürlüğü savunmakla eş değer olduğunu kaydetti. Ayten Kordu ise doğayı talan eden zihniyet ile toplumsal hafızayı yok etmeye çalışan anlayışın aynı kaynaktan beslendiğine dikkat çekerek, Varto ve Dersim halkının bu politikalara karşı ortak direncinin önemine değindi.

TJA aktivisti Sabahat Tuncel, konuşmasında ekolojik yaşamın demokratik toplumun temel direği olduğunu vurguladı. Kimlik, dil ve kültür üzerindeki baskıların bir benzerinin bugün doğa üzerinde uygulandığını belirten Tuncel, "Havamızı, suyumuzu elimizden almaya çalışan talancı düzene karşı yeni bir yaşamı birlikte inşa edeceğiz" dedi. Varto halkı, miting sonunda JES projesi durdurulana kadar demokratik eylemlerini sürdüreceklerini ilan ederek, yaşam alanlarını sermayenin insafına bırakmayacaklarını bir kez daha tescilledi.