Kürt kültürüne ve müziğine sunduğu eşsiz katkılarla tanınan Silvanlı sanatçı Hozan Şiyar, vefat yıl dönümünde Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki kabri başında gerçekleştirilen bir programla yad edildi. Sanatçının kültürel mirasını onurlandırmak amacıyla düzenlenen etkinliğe Silvan Belediye Eşbaşkanları Sevim Biçici ve Kadri Esen’in yanı sıra, sanatçının yakınları ve çok sayıda seveni katıldı. Tören boyunca yapılan konuşmalarda, Hozan Şiyar’ın yaşamı boyunca maruz kaldığı zorluklara rağmen sanatından ve kimliğinden ödün vermeyen duruşu ön plana çıkarıldı.

Saygı Duruşu ve Sanatla Gelen Anma
Anma programı, bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Duygusal anların yaşandığı törende söz alan Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Kadri Esen, Hozan Şiyar’ın hayatı boyunca Kürt kültürüne hizmet etmeyi bir borç bildiğini ifade etti. Esen, sanatçının ömrünün büyük bir kısmını Avrupa’da geçirmek zorunda kaldığını hatırlatarak, "Silvan hasretiyle ömrünü sürgünde tamamlayan değerli bir ozanımızı saygı ve minnetle anıyoruz" şeklinde konuştu. Programın sonunda, sanatçının hafızalara kazınan ve en sevilen eserlerinden biri olan "Şêrînamin", katılımcılar tarafından mezarı başında hep bir ağızdan seslendirilerek sanatçının hatırası selamlandı.

Cezaevinden Sürgüne Uzanan Bir Yaşam Öyküsü
1953 yılında Silvan’da dünyaya gelen Hozan Şiyar’ın yaşamı, Türkiye’nin siyasi çalkantılarıyla şekillendi. 1980 askeri darbesinin ardından tutuklanan sanatçı, Diyarbakır Cezaevi’nde iki yıl boyunca hapis yattı. Özgürlüğüne kavuştuktan kısa bir süre sonra, 1984 yılında çıkardığı müzik kasetleri gerekçe gösterilerek yeniden tutuklanan Şiyar, iki yıl daha cezaevinde kaldı. 1992 yılında siyasi nedenlerle ülkesini terk etmek zorunda kalarak İsveç’e yerleşen sanatçı, burada da sanat çalışmalarına ara vermeden devam etti.
1998 yılında kanser teşhisi konulan Hozan Şiyar, 22 Nisan 2001 tarihinde İsveç’in başkenti Stockholm’de hayata gözlerini yumdu. Vefatının ardından vasiyeti ve sevenlerinin girişimiyle cenazesi doğduğu topraklara getirilerek Silvan’da defnedildi. Sanatçının geride bıraktığı eserler, bugün halen Kürt müziğinin temel taşları arasında kabul edilmeye devam ediyor.